Festival Tümü

Bozkır'ın Sanat Elçisi; Hüseyin Başkadem


Sizce Nasıl?

16. Caz Festivali'nde Sanat Yönetmeni Hüseyin Başkadem ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

 

Hazırlayan: Elçin Gürler

 


Türkiye son yıllarda pek çok sanatsal ve kültürel faaliyete kapılarını açsa da yine de Anadolu’da işler kolay değil. Hele ki bir hayal diyenlere inat Afyon’da tam 16 yıldır Caz, 15 yıldır Klasik Müzik Festivali düzenlemek herkesin kolay kolay başından kalkamayacağı bir iş. İki festivalinde en büyük farkı tüm yaratıcısından, prcsına, sanat yönetmenine kadar tek bir kişinin hayal ettiği kurguyu gerçekleştiriyor olması.Zamanında olmaz diyenlere inat Festivallerin yaratıcısı Hüseyin Başkadem sanatçıları ayarlıyor; konser salonları, afişler, ses düzeni, her şeyi  tek başına üstlenerek Genel Sanat Yönetmenliğinin hakkını sonuna kadar veriyor.  Tüm bunları yaparken de hiçbir maddi kazanç düşlemiyor. Onun üst amaçları belki de günümüz insanı için fazlasıyla ütopik… Örneğin festivalin bir web sitesi, sosyal medya hesapları ya da bölümlere ayrılmış bir kadrosu yok. Bunun olması için de asla uğraşmıyor. Çünkü bunlar olursa pr, marketing dünyasının bir parçası olmaktan korkuyor. Yani festival onun tabiriyle fazlasıyla organik. Avrupa’daki kasaba caz festivalleri gibi kalabilmek zaten onu mutlu ediyor. Doğduğu topraklara kültürel bir kazanç amacıyla başlayan festival 16. Yılında yine dolu dolu… Festival programının iki gününü takip ettiğim Afyon’da Hüseyin Başkadem ile tüm yoğunluğunun arasında keyifli ve gerçek manasıyla samimi bir söyleşi gerçekleştirdik. Kendi kabul etmese de bir hayalperest mi yoksa geleceği gören bir dahi mi buyurun siz karar verin. Eğer yolunuz düşerse de seneye Afyon Caz Festivali’ni buyurun Afyon’da seyredin, Caz’ın seçici dünyasına dahil olun. 

 


Hüseyin Başkadem ismi festival ve cazseverler için artık yabancı değil. Ancak pek çok sıfatı içinde barındıran bu isim biraz kendisinden bahsedebilir mi ? Bir festival yaratıcılığına giden yol nasıl başladı ?


İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı mezunuyum. Ve benim dönemimde çok iyi hocalardan eğitim aldım. O nitelikli hocaları gördükten sonra ufkunuzu ve yönünüzü değiştirmemiş olmanız imkansız. Benim hayatımı teknik üniversite de görmüş olduğum eğitim değiştirdi. Bir şansımda okul bittikten sonra kendi çabalarımla Cambridge gitmem oldu. Orada gördüklerim beni başka bir yere taşıdı. Sonra bir süre TRT’de çalıştım. Çeşitli firmalara hem sanat danışmanlığı hem de işbirliği yaptım. Ve ben daha çok bunları tanıdıkça ülkenin ne kadar umutsuz olduğunu gördüm. Çünkü bu sermaye gruplarını ne kadar yönetim anlayışlarının bizi sömürdüğünü gördüm. 


16 yıldır aralıksız süren Afyon Caz Festivali’nin sanat yönetmenisiniz ve tüm festivali tek başınıza üstleniyorsunuz nasıl başladı süreç ? 


Afyon’lu biri olarak evde sürekli Afyon’un problemleri, geçmişi neydi şimdi ne oldu gibi konuşmalar sıklıkla yapılırdı.  Benim bu festivali yapma sebebimde bu şekilde ortaya çıkmış diyebiliriz. Sebebi ise Afyon yıllar boyunca tarihin en önemli kavşak noktalarından biri olmuş. Örneğin Keltler’den İngilizlere Viking kavimlerine kadar pek çok medeniyet burada yaşamış. Ancak bu kadar kavimlerin buluşma noktasında olmasına rağmen bir gelişememe mucizesini de beraberinde getirdi. Şimdi Afyon aslında gelişmiyor. Sadece kontrolsüz bir büyüme var. Geçen bir yakınım geldiğinde burayı Texas’a benzetti. Tüm tesislerin dağınıklığından kaynaklanıyor bu benzetme.  Avrupa Birliği’ne girme sürecimizin çok konuşulduğu yıllarda bende Afyon bir gün Avrupa şehri olursa bu şekilde birliğe dâhil olmasını kaldıramadım. Yeni fikirler, yeni öngörüler, yeni cesaretler lazımdı. Çıkış noktamdaki en önemli sebep buydu. O yüzden Afyon Caz Festivali… 


Peki özellikle Caz’ı seçme sebebiniz nedir ?


Bunu sormakta haklısınız. Örneğin neden Heavy Metal değil de Caz ? Çünkü heavy metalin sahip olduğu değer yargılarını değil de cazın sahip olduğu değer yargılarını Afyon’a sokmak istedim. Kısaca Caz gelişen toplumların ve gelişmiş toplumların müziğidir. Çok analitik bir müziktir. İkincisi Cazın etrafında eğlence kültürünün içine kalite getirebilme şansının kolay olması diyebilirim. Ve herkesi bir arada tutabilmekte başka bir etken… Tarihin ilk müzik yarışmasına konu olan bu topraklarda neden  bir festival yapılmasın diye düşündüm. Bütün şehirlerden daha çok Afyon’un bir kültürel değere ihtiyacı vardı aslında. Aynı zamanda Afyon’da klasik müzik festivalini yaparak Avrupa’daki değerleri Afyon’a getirmeyi amaçladım. 


Aslında büyük bir hayalle ilerisini düşünerek yola çıkmışsınız diyebiliriz. Hayalperestsiniz diyebilir miyiz ?


Ben aslında şuanda yaşadığımız dünyadansa masallara, efsanelere, hikâyelere daha çok inanıyorum. Onların da gerçek olduğunu düşünüyorum.   Çünkü öyle olmak zorunda. Ben elbet bir gün öleceğim ve bu festival de bitecek.  Ama ben çocukken hep konuşulan 1960’da Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın Afyon’a gelmesiydi. Bu hikâyeden cesaret aldık. 16 yılın sonunda geriye dönüp baktığımda yola çıkış hikâyemizi kısaca böyle özetleyebilirim. 


KÜLTÜR BAKANLIĞI’NIN ALT KADEMESİNDE MEBLAĞLAR İSTENİYOR


Afyonlu işadamları ve derneklerden, Kültür Bakanlığından çeşitli destekler alıyor musunuz ?


Afyonlu işadamlarından hiçbir destek almadım. Bence Afyonlular adına en büyük ayıp budur. Borusan’ın ufku geniş olsaydı bu festivale sahip çıkardı. Festivale destek vermeme sebeplerini iyi biliyorum. Dürüstçe söylemek gerekirse Kültür Bakanlığı’ndan her zaman destek alıyorum. Ancak zaman zaman destekler alamıyorum. Çünkü bu Bakanımızın ya da yüksek mevkili kişilerin ya da Kültür Bakanlığı’nın hatası asla değil. Kültür Bakanlığı içerisindeki alt kademeli kişilere çeşitli meblağların verilmemesidir. Ben bu zincire girmek istemiyorum. Bakanlığın yöneticilerinin bu festival olsun diye çok büyük çaba sarf ettiklerini de ayrıca belirtmek isterim. Özellikle şunu da belirteyim özellikle Akp öncesi dönemde başlamıştı festival. O yüzden o dönemi de çok iyi biliyorum.  O zaman ilgilenmemişlerdi bile. Akp döneminde benim için çok büyük ama festival için çok büyük sürekli destek aldım. Temelde onların desteğiyle gidiyor. Buradaki valilik ve milli eğitimin desteği manevi olarak çok büyük ama maddi olarak çok yetersiz bir seviyededir. Gerçekten çok yoruldum, sağlığımda bozuldu. Daha ne kadar götürürüm bilmiyorum ama bitişe yakın şunu yapacağım dünyanın en ünlü caz müzisyenlerini Afyon’a getirip çaldıracağım. 


En büyük zorluğunuz nedir ?


En büyük zorluk para filan değil. Esas zorluk ve acı olan şey Türkiyedeki  kültür sanat ile uğraşan kurumların bu festivali yok kabul etmesidir. İsterdim ki bir İKSV’den bir destek alsaydı. İstanbul’da öncü kurumlar bir kardeş festival olarak içerisinde barındırsaydı. Çünkü vizyonlarında Anadolu yok. Zaten Türkiye İstanbul ve diğerleri diye ne yazık ki kültür sanat alanında bölünmüş durumda. 


Engellerle karşılaştınız mı?
Okul söyleşilerine büyük önem veriyorum. Burada Milli Eğitim olsun başka kurumlar olsun bunu engellemeye çalışıyorlar. Valilik ve Belediye olması için uğraşıyor ancak Milli Eğitim engeline takılıyor. 


Bunu yazabilir miyim ve sebebi sizce nedir ?


Buraya gelen sanatçılar söyleşilerde her zaman dikkat ederek giderler. Çocukları gördükleri zaman da çok mutlu oluyorlar. Karşılarında yeni nesli gören sanatçılar deneyimlerini aktarmak için oldukça heyecanlı oluyorlar. Bu sebeple her türlü zorluğa rağmen okullar konusunda hassas davrandım.  Çünkü öğretmenlerin bu kadar cahil olduğu bir ülke olamaz. Örneğin Hıfzı Topuz’u festival kapsamında söyleşiye getirmiştim ancak sınıfa almak istemediler. Öğretmenin biri Hıfzı Topuz’u tanımamış ve tanımak zorunda olmadığını belirtmiş. 


Peki Afyon’da bir Caz dinleyicisi kitle oluşturduğunuzu düşünüyor musunuz?


Afyon’da şuanda 1000 civarında iyi caz dinleyicisi var. İstanbul’da bile bu kadar nitelikli bir dinleyici olduğunu düşünmüyorum. 


Gelecek hedefleriniz nedir ?


Afyona teneke oyuncak müzesi açmak gibi bir hayalim var Afyon’a. Birde Afyon’a bir cep tiyatrosu açmak çok istiyorum. Son yıllarda bunun için girişimlerde bulundum ancak bulduğum binaları kimse bana satmadı. Afyon’un hala eşraf mantığı ne yazık ki devam ediyor. Küçük olsun bizim olsun şeklinde düşünülüyor. Ancak Afyon onlarca otelin olduğu ve yıllar sonra eğer bu cazın ve klasik müziğin getirdiği kültürü kabullenirse termal başkent bile olabilir. Ama bu kültürü kabullenmezse insanların yoldan geçerken bir gece uyuduğu otellerin olduğu vegas gibi bir şehir olmaya devam edecektir. Afyon hala daha ölü ve bu festival ruh katmaya çalışıyor.


Facebook Yorumları

Twitter akışı

New Sanat Yorumlar

Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.