Tiyatro Tümü

Bu Tiyatro Sezonunun Öne Çıkan İsimleri


Sizce Nasıl?

Hem sanat hem felsefeyi bir araya getiren ve hiçbir zaman eskimeyecek sanat dalı tiyatro, hiç kuşkusuz bazılarımız için bir tutku…


Hem sanat hem felsefeyi bir araya getiren ve hiçbir zaman eskimeyecek sanat dalı tiyatro, hiç kuşkusuz bazılarımız için bir tutku… İster sahne gerisinden hizmet edin tiyatroya, ister sahne üzerinden buluşun seyirciyle, isterseniz sadece kurulun koltuğunuza ve bu dünyanın en temel parçası olun. Tiyatroya neresinden bakarsanız bakın, her oyun kendi içinde adeta başka evrenlere açılan sonsuzluğun kapıları…

 

Artık evimizden filmimizi seyredip, tek başımıza yemeğimizi yiyip, kulaklıkla müzik dinlediğimiz bir dünya düzeninde gerçek hissetmek için büyük bir şans sahne sanatları! Evet, ben sahne sanatlarına ilginin azalacağını değil aksine artacağını düşünüyorum. Türk Tiyatrosu’nun bence temel sorunu da artık seyirci ilgisizliği değil. Temel sorun yeni sanatçıların kolay kolay bu dünyada yer edinememesi. Yeni metin eksikliğinden şikâyetçi olan deneyimli isimler yeni yetmelerin dünyaya nasıl da evrensel bakabilen metinlerini okusalardı durum çok daha farklı olurdu belki.  Ama yine de her şey o kadar da umutsuz değil. Özel mekânların, alternatif sahnelerin de artmasıyla Türk Tiyatrosu’nun yeni isimleri kendi kendilerini öne çıkarmasını biliyorlar. 

 

İlkyazımda yazarından, yönetmenine, oyuncusuna öne çıkan yeni isimleriyle üç oyunu değerlendirmeyi seçtim. Hem de bunlar sezonun şimdiden benim gözümde öne çıkabilen oyunları…

KÖPRÜDEN GÖRÜNÜŞ-Oyun Atölyesi
Yazan: Arthur Miller
Yöneten: Hira Tekindor
Oyuncular: Bülent İnal, Aslı Yılmaz, Nazlı Bulum, Kubilay Karslıoğlu, Aykut Akdere, Ercüment Acar, Sedat Bilenler, Melih Pamukçu

Arthur Miller’ın Köprüden Görünüş oyunu bu sezon ülkemizde özel bir tiyatroda ilk kez, Oyun Atölyesi’nde sahneleniyor. Sade ve oyuncuya hareket alanı sağlayarak yönetilen oyunun rejisör koltuğunda genç bir isim var: Hira Tekindor. Zerrin ve Çetin Tekindor’un oğlu olan Hira Tekindor her ne kadar aileden şanslı olsa da asla bu şansın arkasına gizlenmeyen bir isim. Kim Korkar Hain Kurttan oyunundan çıktıktan sonra oyunu nasıl iyi analiz edip sahneye koyduğunu düşünürken, Köprüden Görünüş de yine aynı duyguları yaşamama sebep oldu. Oyun, hem Amerika’da yaşanan göçmenliğe hem de banliyölerdeki yoksul sınıfa ışık tutuyor. Köprünün altındaki bu yoksul mahalle de yaşananlar aslında evrensele varacak çizgide… Hira Tekindor’da iyi ve role uygun seçilmiş oyuncu kadrosunu hareketini kısıtlamadan yönetmiş. Aslında doğru bir izlek izleyerek oyuncuları yönlendirmiş. Oyuncuların sahne de özgür olduğunu görebilmek mutluluk verici. Oyunda adaleti ön plana çıkartan bir anlatımı seçmesi de yine ayrıca tebrik edilesi.  Oyun boyunca devam eden ve sona hazırlayan müziklerdeyse Orhan Enes Kuzu’nun imzası var. Dekor tasarımına imza atan Zerrin Tekindor’u da bu görsel şölene dönüşen dekor için kutlamak lazım.

 

Oyun da temel çatışma; Liman işçisi Eddie Carbone’nun karısının İtalya'dan özgürlükler ülkesi Amerika'ya kaçak olarak gelen kuzenlerine evini açmasıyla şekilleniyor. Kuzenlerden biri, Eddie'nin karısının güzel yeğeni Catherine'e âşık olunca, Eddie'nin yeğenine olan tutkusu onu trajik sona doğru götürüyor. Oyun alt temasındaki yoksulluğun yanında sahneler ilerledikçe gerilimi artıran “yasak aşk” ve “ahlak” kavramları üzerinde duruyor. Bu beklenen acı finalle son bulunca da seyircinin gerçekten düşünmesine yol açıyor. 

 

Hira Tekindor’u böyle klasik bir metni yalın bir dille seyirciyle buluşturduğu için tebrik etmek lazım. İlk kez tiyatro sahnesinde seyrettiğimiz Bülent İnal’da liman işçisi Eddie Carbone’nun gidip gelen ruh halini ve içsel çatışmasını büyük bir keyifle seyirciye seyrettiriyor. Köprüden Görünüş bu sezon görmeniz gereken oyunlardan. Oyun Atölyesi’nde seyredebilirsiniz.

MEDEA KALİ
Yazan : Laurent Gaude
Yöneten : Musa Uzunlar
Oyuncular: H.Zeynep Utku, Musa Uzunlar, Yusuf Can

Medea efsanesinden yola çıkılarak Laurent Gaude tarafından yazılan Medea Kali oyununu Musa Uzunlar, Devlet Tiyatroları’na önermiş ve büyük bir başarıyla sahneye koymuş. Daha çok iyi oyunculuğuyla tanıdığımız Musa Uzunlar başarılı bir yönetime imza atmış. İlk kez Devlet Tiyatroları sahnesinde seyrettiğim, oyunun aynı zamanda çevirmeni Zeynep Utku bir saat süren oyunda pek çok duyguyu aynı anda yaşıyor, içsel yakarışlarda bulunuyor, dans ediyor, bazen korkutuyor, çoğu kez düşündürüyor ve bir saat boyunca hiç mi hiç susmuyor. Tiyatro oyunculuğunun aynı zamanda bedensel performans olduğunu anlatırcasına bir görsel deneyimi de seyirciyle paylaşıyor. Daha sezon bitmemesine karşın bu sezon seyrettiğim en iyi kadın oyuncu performansı olduğunu söyleyebilirim. Ayrıca Devlet Tiyatro’larının Üsküdar’daki Tekel Stüdyo Sahnesi’nde seyrettiğim oyun için seçilen alternatif mekânda oyunun seyirciyle etkileşiminde doğru bir tercih olmuş. Oyunun etkileyici dekor tasarımında genç tasarımcı Aytuğ Dereli imzası varken;  Işık Tasarımı’nı ise pek çok ödüle aday olacağını inandığım deneyimli bir isim, Enver Başar üstleniyor. 

 

Antik Yunan Felsefesi ve mitler hakkında bilgisi olmayanların bile kolayca hikâyeye dâhil olacağı bir oyun Medea Kali… Zeynep Utku, adeta bir masal anlatıcısı gibi Medea’nın yaşadığı acıyı ve evlatlarının ölümüne nasıl sebep olduğunu seyirciye yaşatıyor. Geçmişte yaşanan bir cinayetin kanı, hırsı, kiri var bedeninde… Oyun bir soruyu da beraberinde getiriyor. Evlatlarının yabancı topraklarda ezilmesini, ötelenmesini, hor görülmesini, aşağılanmasını istemeyen bir anne evlatlarının ölümüne sebep olabilir mi? Medea, evlatlarının mezarına yıllar sonra geri dönüyor. Ve döndüğünde de Medusa’nın taş kalbine sahip. En büyük ideali Yunan topraklarında gömülü çocuklarını, kendi ülkesine gömebilmek… Medea’nın yarı tanrı yarı insan her yönüyle vahşi hali kadın haline gelmesi başkalaşma aşamasıdır. Çünkü her kadın bir aldatılış anında Medusa’ya dönüşür. 

Zeynep Utku’nun eşsiz performansını, Musa Uzunlar’ın iyi bir bakış açısıyla sahnelemesini seyretmek için Medea Kali’yi kaçırmayın. Oyunu İstanbul Devlet Tiyatroları Üsküdar Tekel Stüdyo Sahne’de seyredebilirsiniz. 

İZ- Galataperform
Yazan: Ahmet Sami Özbudak
Yöneten: Yeşim Özsoy
Oyuncular:  Okan Urun, Burak Safa Çalış, Batur Belirdi, Bertan Dirikolu, Yeşim Özsoy, Ceren Demirel, Görkem Doğan

 

Dramatik yazarlık alanında yeni isimler yetiştirmesiyle öncü Galataperform’un İz oyunu da yine Yeni Metin Yeni Tiyatro kapsamında ortaya çıkan bir oyun… Yazarı Ahmet Sami Özbudak, hem güçlü bir kalem hem de oldukça üretken bir isim. Ayrıca pek çok ödülün yanında İz oyunuyla Almanya’nın Heidelberg Stückemarkt Festivali’nde “Avrupa’nın En Genç En İyi Oyun Yazarı” ödülünü de kazandı. 

 

Galataperform’un İz oyunu hem metin hem reji hem de oyunculuk olarak kusursuz bir oyun… 2013 yılında sahneye konup kapalı gişe oynayan ve haliyle adından söz ettiren oyunu tiyatro severler bu yıl yine aynı mükemmel kadroyla seyredebilirler. Türkiye yakın tarihine üç farklı dönemden bakan oyun, Tarlabaşı’ndaki bir evden İz’leri sahneye yansıtıyor. 6-7 Eylül olaylarında evlerini terk etmek zorunda kalan Rum kız kardeşler, 12 Eylül’de aynı evi kiralayan bir genç adam, 2000’li yıllarda aynı evde bir cinayetin asal kahramanı bir travesti… Tüm bu karakterler gerçekçi dokularıyla tarihsel bir yüzleşmeyi de beraberinde getiriyor. 

 

Oyunu Galataperform’un kurucu Genel Sanat Yönetmeni Yeşim Özsoy yönetiyor hem de oyunda güzel oyunculuğuyla bizi içine alıyor. İz;  oyununu eğer yer bulabilirseniz Galataperform’da seyredilebilir.

 

Yazı: Elçin Gürler


Facebook Yorumları

Twitter akışı

New Sanat Yorumlar

Bekle! Yorum yazmak için üye olmalısın Üye isen burayı tıkla. Üye olmak için de burayı tıkla.

Editör

Medea Kali tavsiye ederim... Mutlaka seyredin...